Her şey iletişim halinde. Eşrefi mahlukat, hayvanlar, nebatat... Hatta belki cansız* etiketi yapıştırdığımız şeyler de bir etkileşim, iletişim halindedir. Kim bilir? Esasında bilen, bilir. Peki insanda bu iletişim becerisi nasıl gelişir veya geliştirilmelidir. Tanıdığım herkes ben de dahil bu konuda sıkıntıda. Neden iletişemiyoruz? Bir yerlerde bir şeyler olmamış. Bu iletişimsizlik halinin yerini başka şeyler doldurmakta gördüğüm kadarıyla. Bazen bağırmak, bazen ağlamak, bazen de susmak konuşmanın yerini almış. Doğru ifade kabiliyetine giden yollar sanki dünyanın en dar, en engebeli, en zorlu parkurları. Bence bir ebebeyn çocuğuna ilk önce kendini doğru ifade edebilmeyi öğretmeli. Çoğu davranış, hissiyat, alışkanlık gibi iletişimsizlik de insana ilk yıllarından miras galiba. Ne garip hayat tıpkı yüzme öğrenmek gibi. Bilinç denilen sey henüz devrede degilken, dünyadaki ilk yıllarında sana yüzmeyi öğretmek çok kolay. Ama yaş ilerleyip, bilinç çarpık düşüncelerle doldu mu... İşte o zaman...