Ana içeriğe atla

Sezon sonu.


   Sonu bende kalacak küçücük bir öykü bu.. Üstelik benim başıma ikinci kez geliyor. İlkini anlatmıştım sanırım ama bir kaç kişiye:/ Tam olarak emin değilim. Ama bunun sonu aramızda kalacak. Hayat ne garip şey. Benim başkalarına asla yapamayacağım şeyler bana yapılıyor. Ne ayıp. Ama hiç üzerime alınmıyorum. Karşımdaki insanların bu karaktersizliklerini kısa sürede görebilmek büyük bir nimet değil mi? Bak bu davranışı sen asla yapmazdın. O kadar eminim ki. Bu süreçte emin oldum aslında. Sen asla yapmazdın. Çünkü sen de bu davranışa maruz kaldın. Benim kaldığımın çok ötesinde... Nasıl katlandın veya belki de katlanamadın kim bilir… Hislerimle tekrar barıştım artık. Şuna eminim ki ben niyet okumuyorum. Cidden hissediyorum. Hissedebildiğim için de çok şükrediyorum. Çok hem de.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

An*sız..

       Bazen de kapılıp gidiyor işte insan. Çünkü kapılmak istiyor deli gibi. Sınırlarını yıkmak istiyor. Arşı aşacakken güya dünyadaki küçük bir çitin üzerinden atlamak istiyor. İstiyor çünkü o çit dünyadaki çoğu insan için arş gibi bir şey. Bir kere de dünyadaki birileri için önemli olmak istiyor.    Baktığımız aynı belki ama gördüklerimiz o kadar farklı ki.. Bu yüzden apayrı hayatlar olmuyor muyuz? Ademle Havva’ dan gelmişken bu yüzden bu kadar ayrı düşmüyor muyuz? Neden ayrıldık ki biz? O ilk ayrılık olmasaydı? O ilk nefse mağlup oluş hiç yaşanmasaydı… Yine insan olamaz mıydık biz? Sanırım olamazdık.. Bu irade özgürlüğü denen şey var ya.. İyi kötü arasında her gün sayısını söyleyemeyeceğim kadar olan savaş var ya.. İşte bizi Biz yapan tam da bu savaş galiba. Ben bugün neden kapılmak istiyorum Allah’ ım neden? Neden asma köprü üzerine kurduğum dengemi sarsmaya meylediyorum. Dengemi bozmayınız diye bas bas bağırırken neden köprünün iplerini kend...

08.11.2018 imiş..

        08.11.2018’ ten yazıyorum. Arka fonda YouTube’ da bir şeyler çalıyor. Pencerenin ardından ezan sesleri geliyor. Saat 1 e gelmek üzere. Ben… Ben yorgunum sanırım.. Çok yorgunum. Hep şey diyorum ya; yolda olmak da güzel bazen, sadece varmak değil mühim olan. Yok hayır ben bazı yolları sevmiyorum, hiç sevemiyorum. Direk varsam olmuyor mu? Neden yolda olmak zorundayım ki? Başka bir varış formülü yok mu istediğimiz sonlara… Ya da acaba ben biraz daha yolla hemhal mi olsam mesela? Yolda olmaktan korkmasam.Kendi kendime yarattığım çelişkileri bir kabullensem ya da yaratmasam hiç onları; fırsat vermesem ben kendime. Neden, niçin diye sorgulamasam mesela. Mesela olanı lafta değil de gerçekten kabul etsem. Olmayana da aynı şekilde razı olsam…

09.11.2018- Kesin tarih..

       09.11.2018’ ten bildirmekteyim. Dün ile bugün arasında bir 24 saatten çok daha fazla zaman farkı olabiliyor bazen. İyi ki de oluyor bu fark. Dünkü benden hiç memnun değildim ben mesela. Ama şimdi diyorum ki; bugünkü ben diyor bunu yani: değişiyor... Dünyada her şeyin hatta bence yaratılmış her şeyin müthiş bir değişme kabiliyeti var. Ama(yine bence* tabii) en zor kendi kendine ket vuran insanın hislerinin ve düşüncelerin değişmesi. Esasında akışta kalıp bir şeylerin gelmesine ve gitmesine izin verebilsek; bu değişme hallerinin önünde kendi kendimizin bir bariyeri olmasak, her şey belki de daha kolay ve daha basit olacak. Ve aslında cidden bu böyle... Kolay ve basit! Aksi mümkün değil çünkü insan denen varlık dışında evrendeki her şey mükemmel bir düzen içinde işliyor, geliyor, geçiyor görmüyor musun? Bir tek biz insanlar bir yerlerde takılıyoruz, kalıyoruz; bir yerlerden geçmek istemezken bazen bir yerlere gelmek istemiyoruz. Bazen de ne bileyim… Onu bi...