Bazen de kapılıp gidiyor
işte insan. Çünkü kapılmak istiyor deli gibi. Sınırlarını yıkmak istiyor. Arşı
aşacakken güya dünyadaki küçük bir çitin üzerinden atlamak istiyor. İstiyor
çünkü o çit dünyadaki çoğu insan için arş gibi bir şey. Bir kere de dünyadaki
birileri için önemli olmak istiyor.
Baktığımız aynı belki ama
gördüklerimiz o kadar farklı ki.. Bu yüzden apayrı hayatlar olmuyor muyuz?
Ademle Havva’ dan gelmişken bu yüzden bu kadar ayrı düşmüyor muyuz? Neden
ayrıldık ki biz? O ilk ayrılık olmasaydı? O ilk nefse mağlup oluş hiç yaşanmasaydı…
Yine insan olamaz mıydık biz? Sanırım olamazdık.. Bu irade özgürlüğü denen şey
var ya.. İyi kötü arasında her gün sayısını söyleyemeyeceğim kadar olan savaş
var ya.. İşte bizi Biz yapan tam da bu savaş galiba. Ben bugün neden kapılmak
istiyorum Allah’ ım neden? Neden asma köprü üzerine kurduğum dengemi sarsmaya
meylediyorum. Dengemi bozmayınız diye bas bas bağırırken neden köprünün
iplerini kendim, bizzat ellerimle kesiyorum. Beni bu kadar çeken cezbeden ne?
Eğer tutkuysa bu. Kendime bir tutku inşa etsem ya ben de. Evet kesinlikle. Bunu
yapmalıyım. Kendime belki de sahiden yalnızca kendim için bir tutku
bulmalıyım… Bulabilir miyim?

Yorumlar
Yorum Gönder